20 Temmuz 2013 Cumartesi

O köy bizim köyümüz

Bütün masumluğumla, saf hayallerimle, pespembe anılarımla belki de bu kadar ayrı kalıcağımı hiç düşünmeden gittiğim şehirden, tüm karamsarlık ve yorgunluğumla geri döndüm. Tam 10 yıl sonra. Bölük pörçük hatırladığın şeyleri gördüğün şeylerle tamamlamak, unuttuğun bir şeyi aniden hatırlamaktan daha yorucu, çünkü gördüklerinle kafandakilere bir şey katıp katmadığından emin olamıyorsun, o anki duygularının olaya farklı bir boyut katıp katmadığını bilmiyorsun. İlk bisikletimle geçtiğim yollardan, ailemle birlikte yemek yediğim yerlerden bu kez bir yetişken olarak babamı ziyaret etmek için geçtim. Şehirler de insanlar gibi. Hava hep aynı kalsa da aradan süre geçince hiçbirini kafanızın içinde canlandırdığınız gibi bulamıyorsunuz. Sanki ben ordaydım şehrin adı aynıydı ama aynı zamanda bambaşkaydı. Yaşadığım bunaltıcı ve karamsar dönemden kopmak için, her şeyden ve herkesten uzaklaşmak için seçtiğim yer belki de bu kadar yaşanmışlıkla dolu olmamalıydı. Kim bilir belki de yeni kararlar almak umuduyla geldiğim bu bozkır şehri kafamın için çözemediğim bir kaç soru bırakır. Sanki hiç yokmuş gibi. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder