8 Şubat 2014 Cumartesi

M'artıya Mektuplar

Büyüyeceksin çocuk. Hem de daha çok büyüyeceksin. Hayat senin karşına hiç beklemediğin kötülükler, hiç ummadığın zamanlarda güzellikler çıkaracak. (Gecenin bir körü aniden blog'unu bulan inatçı bir kız gibi) 
İyi misin ? İyi olman gerekiyor. Milena'nın yanında olman gerekiyor. Fındıklarını tek tek sevip gölgesinde uyuya kalman gerekiyor. Büyüyeceksin çocuk. Sıkıntıyla serin bir sonbahar akşamı sahilde yürürken sarışın bembeyaz tenli prenses gibi bir kız çıkacak karşına. Aşık olacaksın ve yeni bir sayfa açacaksın 'Papatyam' diye. Tüm gücünle "evet" diye bağırırken sen, onun saçlarında papatyalar olacak. Bir kızın olacak sonraları. Sürekli yanaklarını ısırmak isteyeceksin. Masal anlattırmadan bırakmayacak seni. Küçük kollarıyla bedenini sarmadan uyumak istemeyecek. Tanıdık geldi mi ? Gelmesin. Ayaklandığı andan itibaren hep fındık ağacının altında zaman geçirecek. Bazı sıcak yaz günleri altında beraber uzanacaksınız. Sen de ona Milena'yı anlatmaya başlayacaksın "Yine de beni memnun eden bir şey var: siz rahat uyumuşsunuz.." Beni değil. Milena'yı. Fındık kurdu ayaklanmadan, beni unutmadan bordo bir kurdele bağla fındık ağacımıza. Geldiğimde tanıyabilmem için küçük zarif bordo bir kurdele. Bir parçam kalsın sende kurdele kadar küçük bir parçam. Beni unutmayacağını biliyorum. Benim seni unutmayacağımı bil diye.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder