Yine öyle gecelerden birinde olmalıyım ki saat 05.27 olmasına karşın kafamda hala bitiremediğim bir gün var.
Bu gece kibar olmayacağım, olamayacağım üzgünüm.
Bu gece olmaz.
Kibarlığın hiçbir boka yaramadığı bu sikindirik düzende olmaz.
Bunu anladığım şu saatlerde olmaz.
Kafam bu kadar karışıkken olmaz.
Kimse bana kibar davranmıyorken olmaz.
Ben bile kendime kibar davranmıyorken bunu yapamam size.
Hiç küfür etmem ben.
Beni tanıyanlar bilir, tanımayanlar dış görünüşümden anlarlar.
Naif ve hanım bir görünüşüm varmış.
Öyle diyorlar.
Sağolsunlar.
Cem Adrian dinliyorum.
Bu saatte.
Hangi saatte dinlenmeli onu da bilmiyorum o cümle saçma oldu biraz.
Neyse.
Cümleler neden ayrı ayrı biliyor musunuz ?
Çünkü her birinin bir anlamı var.
Biz onları ard arda yazarak haksızlık ediyoruz bence.
Hiçbiri bir tanesini açıklamak zorunda değil.
Hiçbiri bir tanesinin nedeni olmak zorunda değil.
Hiçbiri bir tanesini tamamlamak zorunda değil.
Hepsi eşit.
Hepsi sözcüklerden oluşuyor.
Duygularla oluşturuluyorlar çoğunlukla düşüncelerle.
Belki de bu yüzden bu kadar adil olamıyorlar.
Düşünmek ne kadar bencilce bahşedilmiş bir iç güdü.
Ne kadar okursan, ne kadar öğrenirsen o kadar farklı düşünürsün.
O kadar geniş düşünürsün.
Halbuki duygu öyle mi ?
Sevdiğini kaybeden de üzülür, dondurmasını düşüren de.
Kedisine sarılanda mutlu olur, kuşunu özgürlüğü salanda.
Derdimiz ne bizim düşünmekle ?
Zavallıca yaşıyoruz.
Hissetmek varken kendimizle bu zorumuz niye ?
Çok uzun bir gün oldu arkadaş.
Birileri öldü, birileri öldürüldü, birileri geçimişe gömüldü.
Çok uzun bir gün oldu.
Benim için bile...
Blogun hayırlı olsun güzel kız. Yazılarını keyifle takip etmeye başlıyorum. Sevgilerimle.
YanıtlaSil